yana yana dön, döne döne yan, yana döne dön gel bana..
canın yansın! yaktığın kadar yan dediğimde ben
kahır, ben küfür, ben beddua etmedim ki sana,,
canın yanınca anlayacaksın; ne kadar yaktın..
önce tutuşacaksın, parlayacaksın, alev alev yanınca hatırlayacaksın, yolun,
yönün, kıblen, kâben benim. sen bi damlasın ben okyanus, senin evin, sonsuz
sığınağın benim demiştim ya sana, sen şimdi yangınsın, ben cehennem, senin
ocağın benim…
gözümden sözümden döküp damlaları değil
fırtınaları, söndürmeyeceğim, yanmanı izleyeceğim. yağmur yanar mı? hayret
edeceğim , etrafında sema edeceğim, şükürle, şükranla, sana şarkılar, sana
şiirler söyleyeceğim, baktım yetmedin sen yanmaya etimle, kanımla, canımla
ateşini besleyeceğim,. ne kadar sürse sönmeni bekleyeceğim, küllerinden yeni bir
sen doğarken büyüleneceğim…
hatırlamazsan beni yine? bende yandığını, bana
yandığını, benimle yandığını? ya uzanıp da dokunmazsan bana? sarmazsan?
sarılmazsan? yandığın , söndüğün,
yeniden doğduğun ocaktan yükselip yok olursan???
kırılmayacağım bu sefer, kızmayacağım,, gidişini
izleyeceğim, kaldırıp başımı göğe bakacağım, gülümseyeceğim son kez ve huzurla kapatacağım
gözlerimi bir daha açmamak üzere..
sarılacağım tanrıya…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder