Hakkımda

Fotoğrafım
abdullah alkan
KONSANTRE HAYAT ÖZÜTÜ..
Profilimin tamamını görüntüle

02 Şubat 2010 Salı

bayık

ayıktım üç beş gün..
sevmedim...

01 Ocak 2010 Cuma

2010

zaman falan..

09 Eylül 2009 Çarşamba

ben okudum, benim oldu..

http://tolgakaya.blogspot.com/2009/05/tamambocegi-1.html

ben de böyle yordum tamamböceğinin sonunda.

ne güzel bir aydınlanmadır aslında semihin hiçbir satır eklemeyecek hiçbir satırı değiştirmeyecek ruh halinde olmasının, erdemli bir hareket olmaktan başka, aslında hiçbirşey isteyebilemediğini farkettiği an. itiraf edermi kendine? bahaneler mi bulur yoksa. aslında koyar insana başta ama anlayınca... o zaman herşey ne kadar kolay, istifayı basıvermek, daha fazla sevilebilmek, yukarıdan bakabilmek küstahça belki biraz.semih artık ne kadar sağlamdır ne kadar rahattır; semih artık yoktur çünkü, olmamayı yaşamak, kaybolmayı bilmek, kaybolabilmek kaç kişinin harcı. kaç kişi inanılmaz kadar gerçek bir düş görür? kaçı uyanabilir sonra.? şikayet etmeden aklını tutup kafatasında, sırıtarak kelle tadında kaç kişi sabredebilir ki buna.?
ne kadar büyülü ne kadar muhteşem olması gerektiğine inanmıştık aslında. ne kadar zorlu nekadar karışık yollar vardı önümüzde, ne dertler beklerdi bizi kimler çözecekti allahı bu problemleri...?
ama sen olmayınca.. olmamayı yaşayınca.. kaybolunca bir gece uykunda, aynada yada yazdıklarındaki yansımanda...
"hepsi hepsi hayat nasıl olsa..."

08 Ağustos 2009 Cumartesi

birkaç saat sonra ali yola çıkacak. farklı mekanda hatta farklı zamanda olacak, doğduğu gün dün gibi olan, uyuttuğum, beslediğim, artık sırtına atladığım zaman bişey yokmuş gibi yürümeye devam eden küçük kardeşim. özlemek ne acaip şey. dönüş biletini mayısa almış. şaane bi adam şaane devam eder umarım hayatı kendi kendine sessiz sakin hep güzel şeyler başaran hani herkesin sevmek zorunda olduğu süper herifler vardır ya, öyle güzel insan kardeşimin.
uyuyamadı o da yan odada hazırlanıyor yanına gitsem kesin ağlıycam ,özlerim lan ben. havaalanına da gitmem galiba. ne zor. sahiplenmek duygusu ne acaip cok sevinirken ny a gideceğine, içinin burulması bi yandan ne saçma. özlerim lan ben...
ne fena olmuştu ortam yıllar önce mustafa giderken, o gerçi iyi yolculuklar dedi veda etti gitti akşam. sarılsana lan sıkı sıkı. atlasana omuzuna. ben gibi değil. ben özlerim lan..

31 Aralık 2008 Çarşamba

tur atmak,atlamak,atlatmak

efendim lanetli gezegenimiz dünyanın güneş etrafında bir tur atmasını 8766 eşit parçaya bölüp adına saat demişler,yine aynı gerzekler 24 saate bir gün, 365 güne bir yıl demeyi uygun görüp artan 6 saat i de 4 yılda bir bakiyeye ekler mahsuplaşırız olur biter diye uygun görmüşler.
daha bunlarn çeşitleri de var ancak bahsi gereksiz. dünyamız 2009 uncu turunu atmak üzere bendeniz ise 29.5 turda bulunmaktayım. rakamları ilerleten ben değilim. zira ben tur atıyorum ama tur atladığım falan yok. her tur daha zor o ayrı, kesin olan; ne görece yaşlanmakta olan ben, ne de artık bunamış, saçmlamış, sürünen ihtiyar dünaymız gelişmekten, iyileşmekten, yana umut vaat etmemekte.
atlatırız bi şekilde heralde..
oyun olduğu doğru, ama ne kadar eğlendiriyor artık..

25 Aralık 2008 Perşembe

güneş açtı bu gün

hem öğlene kadar da yattım.. biraz ukalalık yaptım.. bir bebeğin uyanmasını seyrettim.. biraz dart attım, çokca da bira yuvarladım, saat gecenin üçü dah ne diye ayaktaım??
güneş açsa bari yarın aralıkta ankaraya.

21 Aralık 2008 Pazar

ölüm, doğum, karmakarışık aklım.

amcamı kaybettik.. kimsenin haketmediği kadar acı çekti. artık keşke benim babam olsaydı diyemiyorum çocukken olduğu gibi.

ölüme alıştık diyelim herşey olur, herşey ölür diyelim, alışamıyorum ben adaletsiz olmasına, adil olmak gerektiği öğretildi bize hayatta, hayatın kendisinin adil olmadığına hazırlamadılar ki. mezar taşını gördüğüm zafer, 28 yaşında giderken hayatı eziyet ve sefaletle biterken ve yetmezmiş gibi enküçüğü en sıcağı masmavi gözlü olanı sımsıkı sarılanı; bir yaşında 3 çocuk bırakıp giderken, 80 küsur yaşında ki nereden akrabam olduğunu tam açıklayamadığım teyze bu gidenlerin hepsi benden küçük diye ağlarken, nerde adalet. adil değilse hayat, erdemin doğruluğun, güzelliğin, iyinin temeliyse adalet, ben nesini seveceğim hayatın, ben nasıl "iyi" olacağım? ben olamazsam, ben bile olamazken kim nasıl, olacak.?

Kime ne yaptı benim amcam..??

amcamı kaybettim bir gün geçmeden amca oldum. ALİ BEREN allak bullak hayatımıza girdi 21 aralık 2008 saat 05 :31 de. adı gibi güçlü, kuvvetli, akıllı ,tanınmış, Yüce, ulu, yüksek olsun.

evrimin hamile olduğunu öğrendiğimde sabaha karşı yazdıklarım yanımdaki küçük sayfalara, bi kenarda dursun, büyüyünce okusun, umarım amcam kadar amca olurum, oda beni amcamı sevdiğim gibi sever..


Daha yoksun..
belki hiç olmayacaksın.
ama amcan seni düşündü bu sabah. bu akşam öğrendi sen geleceksin amcanın bombok dünyasına. ağlayarak... sen doğmadan, ağlamadan, bu dünyaya daha sesini duyurmadan, ağladı senin için sen bi daha hiç ağlama diye, hep gül diye, amcan gibi olma diye.

bencildi biraz, sarhoştu biraz, bilsen; ne zamandır ağlamadığını, sana vereceği en kıymetli şeyin, elinde o kadar az kalsa da, korksa da bir daha gözünden bir damla daha yaş akıp akmayacağını bilmemekten.

bilsen canından döktüğünü bu damlaları, anlarmısın birgün ?

amcan seni çok sevdi sen daha yokken...

bilir misin sevmeyi? böyle birşey işte sevmek.daha olmadan belki hiç yokken, canında , içinde bi sızı hissetmek.

acıtmasın sevdiklerin seni, acıtmasın sevmeler.

ve sen hep sev, sana can verenleri, sana bir an, sana bir anı verenleri, hep sev. kırılma, üzülme öyle sev ki ; öyle büyük hisset dünyanın üzerinde gibi değil, sen dünyayı yeniden seninle baştan kurmuşsun gibi...

önce ait ol bu dünyaya, sonra sahip ol.

hep olduğun gibi ol. olmadan sevdim ya ben seni, ne olursan ol gene severim.

gel hadi kurtar bizi ümitsizlikten sevginle, gel daha güzel olsun dünya, ne olursan ol güzel olacaksın nasıl olsa. gel hadi bekleyenler sabırsız.

aklım başımdayken, aklımı yitirmeden, gel hadi kaçırmadan, kaybetmeden senle geçecek, senle dolacak zamanı, senle dolacak hayatı, n'olur gel, akıl baştayken, en güzel yaştayken.

daha görmeden özledim seni.

meleklerin kanatlarıyla, yağmur damlalarıyla, yıldızların ışığıyla, nur gibi parlak, kor gibi sıcak, canyarımdan olma, canımdan kopma, gel karanlığımıza, gel yalnızlığımıza,..
amcasının gözyaşı, amcasının can parçası gel! (22.04.2008 s.03:49)