Hakkımda
30 Ekim 2011 Pazar
21 Aralık 2008 Pazar
ölüm, doğum, karmakarışık aklım.
ama amcan seni düşündü bu sabah. bu akşam öğrendi sen geleceksin amcanın bombok dünyasına. ağlayarak... sen doğmadan, ağlamadan, bu dünyaya daha sesini duyurmadan, ağladı senin için sen bi daha hiç ağlama diye, hep gül diye, amcan gibi olma diye.
5 Kasım 2008 Çarşamba
BALAYI
melis ve emre evlendiler. e kendileri yukarıda görüldüğü üzere şahane insanlar olduğundan mütevellit ne nikahları ne düğün/balayı anlayışları geleneksele öykünebilirdi, ve hatta yakın bile olamazdı. cuma gecesi doluşup otobüse hep beraber balayına gittik. istikamet kabak vadisi. saattlerce süren otobüs yolculuğunda elbette içerek ve bol gülerek sabaha doğru uyuklayarak sıkıntısız ve aksine neşe doluyor insan ruh halindeydik . çavdır adlı beldemizin emniyet görevlileri bizi durdurup saatlerce bekletip 5000ytl ceza kesene kadar herşey yolundaydı. şaka değil yazıyla beş bin yeni türk lirası. 
kabak vadisine vardığımızda yol yorgunluk hepsi bi anda yok olmuştu bile. tanrının master designer olduğunu hatırlatan, güzellik anlayışının değiştiği, kelimelerin nefeslerin yetmediği ama dokunulabildiği, örülebildiği, solunabildiği bir yer.
Shambala adında bi kamp mekanıydı kaldığımız yer, çadırların kurulması eşyalar, yemekti içkilerin hazırlanmasıydı, sahne nin kurulması bi yandan ,e denize hasret iç anadolu insanları ıslanıp geldiler.derken akşam oldu.
the wedding band, wed the band yada habe habe band adlı güzide topluluğun bir kısmı.hazırlayan arkadaşımızın "ne var abi herzaman içtiğimiz long island ice tea'" dediği benim sayabildiğim 10 12 şişe farklı alkollü içeceğe iki kutu nestea ve bir bardak da limon suyu eklenmiş, kağıt bardakları eriten, aklımıza kimbilir neler eden, şahane içecek aşağıdaki gibi sahnelere yol açtı; doğaldır. daha sonraki panç lar ve burbonlar rivayet olunur ki afiyetle mideye indirilmiştir. malumunuz alkol sağlığa zararlı akla faydalıdır.
bir gece için yollara düşen sabaha kadar eğlenip muhtelif saatlerde sızan şahane topluluğumuz suratlar asık yola çıkmaya hazırdı artık. 60 kişilik balayı ekibimiz istanbuldan gelenlerle vedalaşıp bu hatıra fotoğrafıyla ne kadar manyak olduğunu belgeledi.
bir kısmımız yol olmadığı için sadece traktörle ulaşım sağlanan shambaladan yürüyerek bir kısmımız da alet edavat ile ilk traktörle yukarı çıktı. bizde böyle çıktık:)
fethiyede mükemmel bi rakı sofrası sonrası otobüste aksak rap icraasıyla coşaraktan, tektek basarak sek sek sekerek en fazla da uyuyaraktan ankaramıza döndük.
hepsine herkese helal olsun. emre ve melis hep mutlu olsun.
apo otuzundan sonra doğa böcüü oldu hayırlı olsun.
