28 Şubat 2011 Pazartesi

baba ben


baba ben sen oldum...

kızma be baba, anlamaya da çalışma..
sen hiç sarhoş oldun mu?
dilin dolanıp, aklın dolaşıp,
olduğuna şaşıp..
meyden tattın mı? tadına baktın mı?
baba ben mey oldum..

baba ben meşk oldum..

sen hiç aşık oldun mu? ben var ya ben,
baba ben aşk oldum..

hani kaşlarım birleşik hani alnım sivlice dolu,
hani gözümde yaş vardı;
ben senin gibi olmayacağım dediğim de...
gibisi fazla ben sen oldum, senin olmadığın her sen oldum hem..
baban öldüğünde sarılıp bana, böğüre böğüre ağlaman gibi,
ben kaç akşam sana sarılamadığımdan ağladım..
sen babana sarılamadın diye,
sen beni kollayacaktın ya, sen beni koruyacaktın hani,..
ben niye manyak oldum..
sen olmadın, olamadın diye;
senin olamadığın ne varsa ben oldum..
baba ben sen oldum......
sen hiç sarhoş oldunmu baba..
sarıldın mı anana sarmaş dolaş salya sümük?
sarıldınmı yüzünü hatırlamadığın bambaşka bir kadına,
dokundun mu gökkuşağına...
uyumadığın son onbin gece seviştin mi hiç geceyle,
cinnetler yerine, cennette gibi,
varla yok gibi ne olduğunu anlamadığın oldumu??
anlamaya çalışmadığın uymadığın uydurmadığın kafana bile takmadığın oldu mu..
e olmayınca ben oldum...
ben sen oldum, sordun mu??
hiç ben olduğunu, hiç neden ben olmadığını??
baba ben sen oldum,
ben istedim mi?
ben beğendim mi?
ben nerden bileyim senin ne olmadığını, olmadığın herşey ben olduğumu,.. sen bil!!
ben niye baba olmadım sordun mu??
sen ne kadar olamdıysan sen olamadıysan be o o kadar yok oldum olduğum herneyse;
baba ben kaybolacaktım,
sen nasıl bulursun diye, baba ben kayıp bile olamadım! ayıp olmasın diye sana...
bak elim telefonda, yorganın altından çıkamadım baba,
üst katta ayak seslerin, merdivenin ilkbasamağından döndüm ben hep, hep üst katta kal istedim..
hakettiğinde de duramadım karşında hakettiğin gibi de olamadım aslında..
baba..
sen ne kadar anlamasan da be sen oldum aslında...
olmadığın,

olamadağın,

olmayacağın,
her ne,..
her kim,varsa...

28 ŞUBAT 2011 PAZARTESI

5 Şubat 2011 Cumartesi



yeni bi kayıt girceğim sevgili ben yarın aklın başına gelince aklının başında olmasından hiiç de memnun değilken bakarsın gülümsersin yine aklınbaşından gider de sen kendine gelirsin diye ve ben sen dediğim aslında akılbaşta olmayan zamanların keyifini biraz daha tadasın diye yeni bir kayıt gireceğim.. sivilceli ajandana yüzün yok, ne yazdıkların güzel ne yazın klavyde dansederken parmakların ritminde yazdıklarımı unutmak iyi geldiğinden sanal sepet farketmeden okumak için gündoğunca başka bir gün olunca aklının altındaki aklının üstündeki o sen kaybolunca yanınca günün güneşin ışığında tutun diye satırlar satırlar arasında olsa olsa en fazla iki kelimeye.. yeni kayıt girdim bu gece. sabah oldu yine her sabah yatmak için olsa her sabaha kalkmamak için bir bahanen olsa. bahanen ne lan?? ben işte benim benle konuşan. bahanem olsa hersabah hiçbir sabah yataktan çıkmamaya, gün bitene gün kararana kadar, aklım yine başımdan gidene kadar çıkmasam rengarenk yatağımdan kapkara .
yapayalnız kalana kadar tanımadığım adını sanını yüzünü bile tanımadıklarıma hepsinden yukarda ve hepsine hakim hepsi için paralasam kendilerimi.. ben olsam hepsinin derdi, derdim olmasa umrumda olmasa ama pazarlasam kendimi biri kahkahasını biri tokalaşmasını biri kıskanmasını, biri etini bıraksa bende birinin tadı kalsa.. ben hatırlamasamda hangisinin tadı nasıldı, tadını çıkarsam olmamaların;  tadını çıkarsa ben olmanın... hersabah bu sabah gibi olsa aklımm başımdan, ben herkesten uzak.. en küçük sesin en az ışığın kıymetlendiği karanlıktaorospu kahkahalarımla inletsem geceyi inledikçe ben azsam ben azaldıkça benden azaldıkça ben verdikçe versem karşılık bekelemeden geceye verdikçe gece olacağımı hiçbirşey kalmayayınca ben den ben olacağımı bildiğimden, benim etrafımda dönmesinden kainatın anlamsız bir titreme gibi ama üçbeş saniyeden fazla bir ömürden az tatmin için bir ömür versem. yanaklarını alıp avucumun içine taşşak geçer gibi sevsem geceyi gece benim için ne yapacağını şaşırsa parlasa kapkara gece reng ahenk

05 ŞUBAT 2011 CUMARTESI