14 Aralık 2025 Pazar

yürekten bi "hoşça kal"


iki kere veda etmiştim sana,, ikisinde de aklım başımda değildi. belki de o yüzden inanamadım dönmeyeceğine;? gelişin zaten akla hayale sığmayacak bir şeydi.. ve sen öyle güzel gitmiştin ki.. buradan gitsen de bana gelmesen de benden gitmezsin sanmıştım.. sen unuttun da ben söylediklerini unutamadım, üstelik defalarca aksini söylemiştin de sen o kadar değerli, kıymetli görmedin, öyle saklayamadın be ama ben.. bari yıkmasaydın, yakmasaydın, keşke bile bile bu kadar acıtmasaydın,,

yasını yaşadım bi başıma, adını bile anamadan kimseye…

denial, anger, bargaining, depression, acceptance..

yasın aşamaları demişler. yaşadım hepsini. adım adım,  bazen geri dönerek tekrar bir önceki adıma sonra bir daha,.. inanamadım, inkâr aklımda, kızdım, kırıldım, bağırdım çağırdım, rica ettim, yalvardım, dua ettim, düştüm, kalkamadım, içtim, sızdım, hiç uyumadım, ağladım çok, acıdı aşırı çok…
kabullenemedim hala,,

ama bugün, bir okyanus kadar döktüğüm gözlerimden iki damla daha döküldü güneş batarken ve ben üçüncü kere veda ediyorum sana,,,

ne zaman döneceksin, ne zaman yine öyle gülümseyeceksin,? yaşıyor musun onu bile bilmiyorum. bekleyecek miyim? aklımın derinlerinde bir yerlerde evet..

ama sen emin ol e mi? eğer yaşıyorsan bir yerlerde, öldürmediysen bi tek benim bildiğim o güzelim seni ya da senin de hiç beklemediğin bir anda diriliverirse ve ben yaşıyorsam o zaman hâlâ.. aylar ya da yıllar/yollar sonra.. bulutlardan nasıl yere düşmekten başka şey bilmez damlalar, öyle geleceksin! Sıcacık yağacaksın..

ve sen emin ol ben sana yine “hoş geldin” diyeceğim!!
ne yapayım ben böyleyim;? akıllanmıyorum, uslanmıyorum, ders almıyorum..

ne güzeldi gelişin, gülüşün,? teşekkür ederim!! öyle baktığın için…

çok sevdim seni, seni çok güzel sevdim be imkânSIZIM!

HOŞÇA KAL …          

                                    




 

12 Aralık 2025 Cuma

ben bekledim be,,,


neden çıktı, nerden çıktı karşıma, nasıl oldu bilmiyorum, karşılaşmaların en güzeliydi. tanıyamadım bile öyle kısacık bi anda?! sabaha karşı yazdıklarımı ağlayarak ezberleyen, görmek isteyen bi kaç saniye, ama çok, aşırı çok.. görünce iyi-leşen, sarılmak isteyen, sarılabilemeyen,, kısacık öğlen uykusunda rüyasında gören, bir milyon km ve bir milyon yıl uzaktan gülümsediğinde aklımı, ruhumu, içimi ısıtan, değil öpmeye parmağımın ucuyla dokunmaya kıyamadığım elindeki benine bir isim verelim dediğim, aslında vedalaştığım daha önce ve veda busesinde gözyaşı gözyaşıma değmiş bir kadın o gece yavaşça eğildi, kapattı gözlerini, avuçlarımın içindeydi bakmaya kıyamadığım yüzü, öptüm sıcacık, tadını hala ve asla unutamadığım yasak dudaklarından.. ellerimle kokladım saçlarını, parmaklarım değil hatırlamadığım rüyalarımla dokundum kuğu gibi boynuna, canımın değdiği tenini anlatacak bir kelime hem de hiçbir dilde icad olunmadı hâlâ,,, 

“yoo hiç yanlış hissettirmiyor” dedi, içinden değil de sesli söyledi diye şaşırdı kısacık, parladı cânım gözleri, indi arabadan, sürükledi küçük valizini, bi otobüse bindi,

gitti,.,

bakakaldım arkasından darmadağın, saçma sapan,  kalakaldım orada, daha kaybolmadan kalabalıkta özledim, koşup peşinden; gitme desem ? olmaz! dönecek nasıl olsa? ama ya..??  yok yok dönecek nası olsa… beklesem mi bin yıl olduğum yerde, geri dönsün diye?..

bin gece, bin gündüz geçti, nereye gitti, şimdi nerede, nasıl, kiminle ?? bilmiyorum ama

 geri dönmedi,,,



 

11 Aralık 2025 Perşembe

yannn

 yana yana dön, döne döne yan, yana döne dön gel bana..

canın yansın! yaktığın kadar yan dediğimde ben kahır, ben küfür, ben beddua etmedim ki sana,,

canın yanınca anlayacaksın; ne kadar yaktın.. önce tutuşacaksın, parlayacaksın, alev alev yanınca hatırlayacaksın, yolun, yönün, kıblen, kâben benim. sen bi damlasın ben okyanus, senin evin, sonsuz sığınağın benim demiştim ya sana, sen şimdi yangınsın, ben cehennem, senin ocağın benim…

gözümden sözümden döküp damlaları değil fırtınaları, söndürmeyeceğim, yanmanı izleyeceğim. yağmur yanar mı? hayret edeceğim , etrafında sema edeceğim, şükürle, şükranla, sana şarkılar, sana şiirler söyleyeceğim, baktım yetmedin sen yanmaya etimle, kanımla, canımla ateşini besleyeceğim,. ne kadar sürse sönmeni bekleyeceğim, küllerinden yeni bir sen doğarken büyüleneceğim…

hatırlamazsan beni yine? bende yandığını, bana yandığını, benimle yandığını? ya uzanıp da dokunmazsan bana? sarmazsan? sarılmazsan?  yandığın , söndüğün, yeniden doğduğun ocaktan yükselip yok olursan???

kırılmayacağım bu sefer, kızmayacağım,, gidişini izleyeceğim, kaldırıp başımı göğe bakacağım, gülümseyeceğim son kez ve huzurla kapatacağım gözlerimi bir daha açmamak üzere..

sarılacağım tanrıya…

 

 

8 Aralık 2025 Pazartesi










çok acıdı..! çok kırıldım, çok üzüldüm, çocuk gibi ağladım, uyumadım hiç, sızdım biraz, içtim çok, yazdım hep, yalvardım bazen,,,       NEDEN???    HAKETMEDİM!

çok acıdı..! çok kızdım, çocuk gibi bağırdım-çağırdım, kırdım, döktüm, küfrettim, kahrettim, sordum             NEDEN???     HAKETMEDİM!

bin sorum vardı.. birine bile cevap alamadım.. soramadım bile           NEDEN???    HAKETMEDİM!

Sustum,,,

o kadar kızgınım ki şimdi kendime, biliyorum; şu an çıksan karşıma, geçip gitsen yine hiçbir şey demeden, onca şeyden sonra, sadece dönüp bi baksan, hani o yalnız bana baktığın gibi,  koşa koşa köpek gibi yanına geleceğim?! bir milyon km uzaktan fısıldasan sadece; rüyana gireceğim?! bir saniye görsem bin gece gözümden sözümden dökeceğim,,,               NEDEN???