27 Mart 2025 Perşembe

beni boşver de

baharı getiren gülüşünü de alıp gidiyorsun.. beni boş ver hadi, çiçekler açmayacak bozkırda, ağaçlar yapraksız mı kalsın?

dön ne olur?!.



 


 

26 Mart 2025 Çarşamba

kaç ! ma

 gün 24 saat, bir saat bilmem kaç saniye,. nefes alma sebebi kaç günde bir, bir saniye görmek seni,. bir ömür.. şimdi kaç saniye geçecek seni görmek için yalnız bir saniye, sen say, kaç ömür boşa gidecek, bir kere yaşadım diyebilmem için?

 

 

21 Mart 2025 Cuma

nevruz

yağ hadi durma lan kar! es, kes, acıt canımız ayaz,.. şimdi gelse ne olur, neye yarar bahar? aşk yok! umut yok…

 


 

20 Mart 2025 Perşembe

unutmuşsundur belki de..

sevmezsin soğuğu, üşümüşsündür çok, kuruyan, çatlayan  eline bakıp, "sen tutsan geçerdi" dedin mi hiç? bana demezsin de, sen hiç bir şey demiyorsun bana zaten, kendine, içinden, sessizce?? diğer elinin içine koyup sardın mı elini? benim elimmiş gibi...

18 Mart 2025 Salı

ama nası bi özlemek?

kaç zamandır görmediğinden, sesini duymadığından,  saçını koklamadığından, sarmadığından, sarılmadığından, değilmiş lan özlemek?!

zamanlardan mesafelerden değilmiş, yollardan yıllardan değilmiş! karşındayken tam, yanındayken hem, o kuğu gibi süzülürken bozkırın ortasında ve sen çaresiz ve hayretle ve hayranlıkla izlerken; burnunun direğinde bi sızı, gözünden akamayan bi damlaymış lan özlemek…

içinde kopan fırtına, borana rağmen donakalmakmış, kalakalmakmış, susakalmakmış be özlemek…

 

15 Mart 2025 Cumartesi

cânım celâleddîn'e nazîre

sanma ki sana âşık oldum..?

benim adım aşk! seni buldum..

şimdi sen gidiyorsun ya benden başkalarında beni aramaya …gitme diyemiyorum sana.. beni unutursan aşkı unutursun, benden gidersen aşktan gidersin diyemiyorum. diyemiyorum incitirler seni, kanadını kırarlar senin diyemiyorum. gülüşünü, bakışını, ışığını çalarlar diyemiyorum.  sen damlasın ben okyanus, senin evin, sonsuz sığınağın benim diyemiyorum da sen çöllere meylediyorsun! diyemiyorum yağdığın yerde yanarsın, damladığın her yerde sen buharlaşır, kaybolursun…

diyemiyorum!! bunları sana söyleyemiyorum…





14 Mart 2025 Cuma

mi?

GİTTİN..

Mİ SAHİDEN? HANİ EN SON BAKMADAN GEÇİP GİTTİN DE, GİTMEK İSTEDİĞİNİ DE BİLİYORUM ZATEN.. AMA SEN GİDEBİLDİN Mİ?

SAHİDEN…

12 Mart 2025 Çarşamba

şükür..

 


acıtıyorsun.. olsun, hallederim ben. ama sen üzülme.  biliyor musun sana kızmaya çalıştım bugün (beceremedim) seni üzüyorsun diye…

 

11 Mart 2025 Salı


sana git diyemem, demem, gitme diyemiyorum; hiç gelmedin ki? “gel gizli gizli” demiştim. aklına düşmesi bile ne güzeldi de sen gelebilemedin. olsun. peki öyle olsun. tenin, kokun, tadın dimağımda kalsın. kaçamak kısacık bir kavuşmada gözlerin gözlerimde parlasın. gözlerimi kapatıp derin bir nefes alayım, kokunu duyar gibi değil sadece gözlerinin pırıltısını içime çeker gibi, o anı aklıma kazır gibi. telaşlı ve ürkek kaçırdığın bir bakışın için ben bin kafiye yazayım, her başını eğerek sakladığın gülümsemen için bin satır..

izin vermedin!

sesini, sözünü sakındın, yetmedi gülümsemeni, uzaktan bir bakışını,.. acıttın, ama çokk acıttın da… ama ahh o son bakışın.? yapmayaydın be imkânSIZIM. bakmadın diye üzülmek neyse de bana “öyle” bakmayaydın!!  inan içimde bi ben öldü! 

ve ne saçma ama ben o ölen ben’in yasını bile tutamıyorum. öldüren senken hem de ya sen üzülürsen diye dertleniyorum. bilmiyorum, bilemiyorum ne yapacağımı ne yapmayacağımı, imkânsız bir bilmeceye attın beni çözemiyorum, çıkamıyorum..

aklım hep sende! akılsızlığım ondan…

 


10 Mart 2025 Pazartesi

HABERİN YOK

SENİN GÖZLERİN DOLDU DİYE, SADECE İKİ SANİYE, GÖZYAŞLARIMLA DOLDURDUM ARAMIZDAKİ AÇILMAZ YOLLARI, KAPANMAZ YILLARI BEN .. HABERİN YOK Dİ Mİ?




 

4 Mart 2025 Salı

sormuş mu?




 

 imkânSIZIM! acıtmıyor bu sızı. sana dair senden gelen varsa ne güzel? baş üstüne! öyle imkânsız, öyle olmayacak, öyle bilinmez seveceğim ki seni.. sana söz verdim bugün, seni hiç üzmeyeceğim ve sen üzülürsen kırılırsa bir gün bana; aramıza zamanlar, aramıza mesafeler, aramıza kelimeler ve kelimelerin kifayetsizliği girmiştir. hemen o anda emin ol! bak bunu söylemek çok zor, bu çok saçma, hatta imkânsız ama ben seni üzecek seni kıracak hiçbir şey yapmadım yapmayacağım. imkânSIZIM hiç kimsenin bilmediği, hiç kimsenin görmediği, okumadığı, yazmadığı, çizmediği, duymadığı, akla hayale sığmayacak ama senin bir gülüşüne, senin bir bakışına değer, senin sayende öyle güzel sevdim ki seni ve seveceğim, bir bakışına binlerce kafiye dizeceğim sen binde birini bir kere okursun belki diye. binlerce kilometre dolanacağım kendimin ve dünyanın etrafında bir saniye seninle karşılaşırım diye. sen demeden yanına yanaşmayacağım, sen istemeden sana dokunmayacağım. kaçıracaksın bakışını, saklayacaksın gülüşünü belki 1000 yılda bir bir kere kaçırırsın diye bir bakışını, bir gülüşünü bekleyeceğim. bir mucizeydin benim için! ne senin ne benim bırak zaten, siktir et zaten, hiç kimsenin anlamasını beklemiyorum. bilmesinler siktir et bilmesinler. bir tek sen bil. anlama tamam, anlayama?! kafan karışsın, ama korkma. korkma ben seni hiç üzer miyim? korkma asla olmayacak bir şeyden? olması mümkün değil diye, anlamadım diye korkma imkânSIZIM…